kaniyasor

kaniyasor.WordPress.com

DÜNYANIN BAŞBELASI TÜRKİYE

Posted by kaniyasor 16 Nisan 2016

k.y.Kanî Yado – 16.04.2016

Her nedense IŞİD konusu açıldığında akla Türkiye geliyor. Bu algı, geçmişte çürüyüp dağılan İslam köleci devletlerini toparlayarak dünyanın başına bela eden Osmanlı talan sisteminin bölgedeki konumu ile ilgilidir.

Osmanlının köleci talan sistemi, çeşitli halklardan oluşan konfedere yapılanma ile Mekke şeriatçı talan sistemini üç kıtada uygulayan bir hükümranlık gücüne ulaşınca, dünya tarihine büyük acılara ve bölgede insanlık erdemlerin büyük ölçüde erozyona uğramasına neden oldu.

Çöl barbarlık sistemi ile Orta Asya talancı barbar kavimlerin oluşturduğu katmerli talan sistemi işgal ettikleri her yerde cehaleti kalıcılaştırdılar.

Dinlerin mantar gibi ortaya çıktığı çöl coğrafyasında köle sahipleri sınıfının varisleri olan din istismarcısı sömürü mihraklarının oluşturduğu IŞİD terör örgütüyle, zamanını doldurmuş bu çağdışı sınıfı ayakta tutma çabaları devam ediyor.

Bu oluşumda erkek dini ve erkek siyaseti dayanaklı parazit egemen sınıfların yaşamsal talepleri vardır. Bu parazit sınıfın demokratik uygarlığa karşı varlığını devam ettirme çabası gözden kaçmıyor. Din ideolojisi bu sınıfın mücadelesine dayanak olarak kullanılıyor.

Türkiye’de üretim dışı ara sınıf olarak palazlanan yobaz, düzenbaz, sapık eğilimlerin aynı sınıf kökenine dayandığı her koşulda görülüyor.

Köleci toplum sisteminin çöl inançları üzerinden devam etmesi gerektiğini dayatan terör örgütü biçiminde yapılanan parazit şeriat güçleriyle hür dünya arasındaki çelişki gittikçe derinleşiyor.

Bu çelişkilerin yoğunlaşmasıyla meydana gelen savaşa çözüm bulmak için başlayan çabalar sonuç vermiyor. Caydırıcı unsur olarak askeri seçenekten başka çözüm yolu bulunamıyor.

Kuzey Kürdistan Kürdlerinin Türkiyelilik politikasına güdümlenmesi yüzünden Kürdlerin uluslararası alanda temsili eksik kalıyor. NATO üyesi Türkiye’nin IŞİD’i alttan desteklemesi, Türkiye’nin Kürdleri tampon dayanak yapma çabaları Kürdleri ululararassı alanda zora sokuyor.

Türkiyenin IŞİD’ten büyük beklentileri olduğu sırada, güdümlü Kürdlerin Ankara diplomamisisi mekiği, hür dünyanın Kürdlere karşı güvensizliğini doğurdu. Kürd savaşçıları başarılarıyla destanlar yazarken, Kuzey Kürd siyasetçilerinin IŞİD destekçisi Türkiye’nin Türkiyelilik politikası yanlısı tutumu uluslararası alanda etik görülmüyor.

Kürdlerin ağırlıklı olarak Türkiyelilik politikası, demokratik cumhuriyet saçmalığı, Misak-i Millî denen Türk ırkçı yeminine sadakat göstermesi sürekli olarak Kürdler için engel olmaya devam edeceğe benziyor.

Kürdler YPG’nin PKK ile bağlantısını inkâr etseler bile bunu ispat etmek için ellerinde hiç bir delil yoktur. MİT görüşmeleriyle dünyanın dikkatini ve hayretlerini üzerine çeken Kürdler baltayı kendi ayaklarına vurmaya devam ediyorlar.

Türkiyedeki Kürdler her nedense dünyaya güven vermek için hiç bir reflekste bulunmadılar. Her zaman Türkiyenin lehine gelişmeler sağlayan tutumlarla dikkati üzerlerine çeken Kuzey Kürd politikacıları Kürd ulusal simgelerini bile kullanmadıkları halde uluslararası toplantılarda kimi temsil ettikleri belirsizdir.

Kuzey Kürdlerinin Kürd ulusal taleplerini red eden tutumlarını terk etmedikleri biçimiyle IŞİD’e karşı mücadelede ittifak güçleri içinde kendini dışlanmış görmeleri kaçınılmazdır.

Hür dünya güçleri, Kürdlerin kahramanca savaştıklarını takdir etmekle birlikte, PYD’nin Türkiye ile ilişkilerini bölge dengeleri için zararlı görüyor.

Uluslararası konferanslarda Kuzey Kürd oluşumlarının temsil edilmemesi, bölge için tehlikeli görülen Türkiye ile derin bağlantılar gerekçesi olduğu sanılıyor.

Kürdler Ortadoğu’nun yeşil cenneti dediğimiz Mezopotamya’da devletleşmeye giderken, TC, Türkiyelilik siyasetini oldubittilerle Kürdlere dayatmış, sadık Kürdlerini, Kürdlerin ulusal çıkarlarına karşı çıkarmıştır.

TC, Kürdleri yönlendirmeyle uğraşa uğraşa halden hale düşmüştür. Gerici Türk toplumunun desteğini almak için, CHP’nin devlet-ordu vesayeti geleneğinden vazgeçilmiş, cemaatleri, düzenbazları, şaklabanları devletleştirmişler.

TC dünyaya o denli ters düştü ki, Kuzey Kürdlerinden başka dayanakları kalmadı. Ellerinde tek kozları kaldı, Kürdleri yönlendirmek! NATO hükümranlık sahasında Avrupa’ya ters düşürmek, dünyanın şiddet/terör belasını konuştuğu sırada bu yönteme başvurdurmak…

Eğer TC ile derin bağlantılı unsurları barındıran Kürd siyaseti TC’nin lehine oyunların içine girmeye devam ederlerse, dünyanın tüm Kürdlere karşı yargısı değişir. Bu durumda Başur ve Rojava’daki kazanımların de heder olması mümkündür. Bu gün dünya Türkiyeyi ve IŞİD’i farklı görmüyor.

Selefi çöl sistemi ve Türkiye ile kültürel ve siyasi bağlarını devam ettiren Kürdlerin dünya güçleri tarafından sağlıklı bakılabileceğini beklememek gerekir. 1. Dünya savaşı ve 2. Dünya savaşı yıllarında Kürdlerin ümmet politikasında çöl barbarlarına yakın  kalışları yüzünden devlet olmaları mümkün olmadı.

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: