kaniyasor

kaniyasor.WordPress.com

RECEP TAYYİP’İN KUDURAN AKLI TC AKLIDIR

Posted by kaniyasor 14 Mayıs 2016

k.y.Kanî Yado – 14.05.2016

Biz bir makalemizde, siyasal bilimler ve psikoloji disiplini ilişkisini işlerken,   savaşları, zulmü, diktatörlükleri “kuduran aklın ürünü” olarak ifade etmiştik. Gününümüzde Müslüman toplumlarda zirveye çıkan din ve siyaset istismarcılığının körüklediği insan ihtirası, insan aklı üzerindeki etkisini ve sonuçlarını belirttik.

Bölgemizde din ve mezhep savaşlarının doruğa çıktığı koşullarda bu konu daha güncel hale geldi.

Aklın kudurması sadece din fanatiklerine bağlamak doğru değildir. Şiddete ihtiyaç duyan akıl, kuduran akıldır. Amacımız birilerini teşhir etmek değil, insan aklını sorgulamaktır.

Bölgede ve Türkiyede akıl kudurunca kan oluk oluk aktı. Aklıselimin barışçılığı bir anda firar edip ortadan kayboldu!

İnsanın aklı durup dururken kudurmaz! Birine durup dururken kudurmuşluk veya çıldırmışlık  teşhisi konmaz.

Sadece biz iddia etmiyoruz. Bütün dünya bu konuda hemfikirdir.

Kuduran akıl taşıyanların, insana bağlı bir sınıfsal geçmişi ve onun günümüze kadar yaşattığı kendi serüveni vardır.

Din ve siyaset tarihiyle yaşıt olan köleci sistemle başlayan kudurmuş akıl, günümüze kadar kendini tahakküm güdüsüyle her sistemde yaşatabiliyor. Din ve siyaset fanatikleri gibi özgürlüğe düşman olan, tabu önderlikler yaratan, önderliklerin kapıkulluğu biçiminde yapılanan aklın aklıselim olduğunu iddia etmek gülünç değil mi?

O zaman şiddeti içinde barındıran her sistem kudurmuş aklı taşıyan insanlar tarafından ele geçirilmiştir. Dini ve siyasi iktidarla bir sınıfın tahakkümüyle ortaya çıkan sonuç budur.

Biz burada insanoğlunun geçirdiği tekâmül gereği henüz insanlık sürecini tamamlayamadığı konusunda bir iddiada bulunamayız.

Çünkü kuduruk aklı taşıyanlar başka bir galakside yaşamıyorlar. Uygarlığın tüm teknolojik ürünlerini kullanmada imtina etmediklerine göre bunların parazit bir sınıfın siyasal ihtiçları olduğunu düşünüyoruz.

Kudurmuş aklın şiddeti tarafından  ele geçirilmiş en iyi bir sistemi savunmak büyük yanılgıdır.

Bu yüzden müktedir siyasal mevzilenmeye ve kudurmuş akıl taşıyan unsurlarına doğru tanım getirmeliyiz.

Gerici yapılanmaların referans aldığı köleci toplum erkek dinleri ve erkek siyasetleri insanı tutsak alarak, onları kendi ihtirasları için savaştırıp kendi zulümlerini pekiştirdikleri ortaya çıkıyor.

Köle sahiplerinin dinleri aklıselim olmadığı gibi onların kudurmuş akıl taşıyan din siyasetleri de aklıselim değildir.

Köleci sistem gelenekçileri varlığını devam ettirmek için din ideolojisi vasıtasıyla  tabuları temel faktör olarak kullanır. Savaşçı kölelere cennetler ve huriler vaad ederek ruhsal dünyalarını kirletirler.

Coğrafyamız hala köleci toplum sisteminin takıntılısıdır. Geçmişte feodalizmi sağlıklı yaşayabilseydi çağın seviyesini bulması kolaylaşırdı.

İslam ülkelerindeki din istismarcısı parazit din ve siyaset adamları sınıfı, tekâmülün yolunu tıkıyorlar.

Feodalizmi sağlıklı yaşamayan toplumlar liberal(özgürlükçü) üretim sistemine geçiş yapamıyor. Bu bölge ülkelerindeki çağdışı palazlanma bu konu ile ilgilidir.

Din eski siyaset biçimidir. Önderlerini tabulaştırmayı esas alan sol ve sağ gerici siyaset ise yeni din biçimi şeklinde tabulaştı.

Kendini sorgulayıp tekâmül etmeyen her şey ve her insan gericileşir ve tarihin çöplüğüne atılır.

Toplum sınıflara ayrıldığında, köle sahipleri üst sınıfı, köleler altsınıfı teşkil ettiğini görüyoruz.

Burada alt ve üst ilişkileri belirleyicidir. Biri tahakküm, diğeri köle sadakati!

Köle sahiplerinin ideololisinde tanrılar(şirkler, köle sahipleri, kırallar)adına kutsal kitaplarla veya şifai talimatlarla toplumun siyasetini belirlerken eski siyaset biçimi ortaya çıktı.

Nereye bakarsak bakalım kuduran aklın kanlı yüzü karşımıza çıkıyor. Geri toplumlar köleci toplum sisteminin etkisinde oldukları için sağ ve sol politikalarını kamusal mülkiyet esaslı tanrısal sistemlerini(doktrin) oluşturdular.

Birinci ve İkinci Cihan Harbinde kuduran aklın savaşlarla, ölümlerle yorgun hale getirdiği Avrupa’nın, 21. Yüzyılda çağın ileri toplumları olarak, burjuva özgürlüğünü aşarak insan temel hak ve özgürlüklerini esas alıp özgürlüğe yeni bir tanım getirdiler.

Özgürlüğün olmadığı her toplum geleneksel köleci toplum sisteminin devamı olduğu gerçeği ortaya çıkmaktadır…

Geleneksel ezberciliğin ve pratik ezbere yaşamın yaygın olduğu muhafazakar toplum, sağıyla soluyla kuduran aklın hizmetinde olmaya müsaittir.

Kuduran aklın kahraman erkek dinlerinin kahraman müminleri ve kahraman erkek siyasetlerinin biçimlendirdiği toplum her zaman şiddete tahrik olmaya hazır halde olduğunu günümüzdeki duruşlarıyla belli olmuyor mu?

Uygar olmayan toplumların gelişemeyen şahsiyetleri, kuduruk akıl sahibi savaş sektörü avcılarının tazılığını yapmaktan başka işe yaramazlar.

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: