kaniyasor

kaniyasor.WordPress.com

TÜRKİYE’DE LAİK DEMOKRATİK TABAN YOKTUR

Posted by kaniyasor 22 Mayıs 2016

k.y.Kani Yado – 22.05.2016:

Demokrasi, ortaklaşmayı esas alan, tölerans kültürüne sahip erdemli toplumların siyasal yaşam biçimidir. Demokrasi, çöl cehalet yaşam biçimiyle dejenere olan, insanlık alanında ortaklaşma denen yaşam tarzından yoksun, yalancı, talancı ve işgalci barbar toplumlara göre değildir.

Anadolu’yu talan edenlerin kan ve katliam üzerinde  kurdukları yaşamın erdemsizliğinde laik demokratik uygulama alanı bulamayacağı ortadadır; bunun aksini iddia edenlerin dayanacağı bir haklı gerekçe olamaz.

Demokratik tabandan yoksun Türkiyelilik siyasetini dayatan ve kendi zalimine sevdalı olan veya derin misyonerlik gereği işbirlikçi Kemalist Kürd unsurlar nedeni ne olursa olsun, biz Kürdlerin bunlar tarafından mağdur edilmesine göz yummayacağımızı açıkça söylemeliyiz.

Kürd ve Türk Kemalist nasyonal solcular laik(sekuler) değildir. Onların taptığı lider-tabular vardır. Hele bazıları kendi lider tanrılarının ayak bastığı toprağı bile şifa diye yerler, anıt putlarının önünde secde ederler.

Sekularizm tabuları siyasetin dışına atar, tabu-diktatörlerin emir ve talimat zincirinin sadık kapıkulları olmazlar! Laik demokratik sistem inançları ve siyasetleri tekçiliğe tutsak olmaktan kurtarır.

Din siyaseti zamanını doldurmuş köleci toplum sistemi sadakat siyasetidir. Hiç bir din, mezhep ve meşrep suçsuz değildir. Hıristiyanlık şeriatı Avrupa’da egemen iken insanlara yaptığı zulmü biliyoruz.

İktidarlaşmamış dinlerin, mezheplerin veya meşreplerin mağduriyet edebiyatına kanmamalı. Onlar da iktidarlaştıklarında diğerlerinden farklı olmadığı görülür. Çöl vahşet yaşam biçimi  dünyanın en çirkin düşkünlüğüdür.

Türkiye toplumunun ekseriyetini Alici ve Muaviyeci Arap çöl geri ümmeti ve Kemalizm ümmeti teşkil ediyor.

Bütün kötülüklerin kaynağı bu gerici ekseriyettedir. Bunlar tarihin çarklarını geriye doğru  karanlığa çeker. Geri kalanlar toplumu etkileyecek dinamik değildir. Bu tür toplumlarda iç dinamiklerle diktatörlükler yok edilemez. Tüm diktatörlük sistemlerinin yıkımı HİTLER rejiminin yıkımı gibi olur…

Çöl inançsal vahşeti olayını sadece Türkiye’ye ve Kürdistana indirgemek doğru değildir. Çöl vahşet sistemi dünya için global felaket sorunudur. Tarih tekerrür etti, Müslümanlar Lut kavmi gibi saptı…

Şimdi zamanını doldurmuş çöl köleci toplum barbarlığı ile 21. Yüzyıl yakın çağ uygarlığı arasında vuku bulan Üçüncü Cihan Savaşına sebep oldu. İnsanoğlunun tekamülünü kimse durduramaz ve mutlaka barbarlık yok olacaktır.

Rabbimizin takdiri dinlerin geriye çekim gücüne göre değildir. Eğer din denen köleci toplum hurafe ve  talimatnameleri uygulansaydı, insanlar hala mağarada ayı gibi kıllı kahramanlar gibi yaşarlardı……

İnsanlar Rabbimizin tekamülüyle hep ilerleyecektir. Din istismarlarıyla insanların ruh dünyası çıkarcı ve asalak çevreler tarafından cehenneme çevrilmiştir. İslam ülkelerinde bu koşullarda demokrasiyi uygulamak mümkün değildir. Toplumun yeniden toplumsal orijinine dönmesi şarttır.

Binlerce yıllık mayalanma ile oluşan bir ulusal kültür sahibi bir ulus hurafeler  vasıtasıyla veya sömürgeci boyunduruğu altında kendi kültürel değerlerini kaybettiği zaman bir daha sağlığına kavuşamayacak bir duruma gelir. Kökünden koparılıp atılan bir ağaç gibi kurur. Dünyada bunun örnekleri çok görüldü.

 

Şeriatın kestiği parmak acımaz deyip geçemeyiz. Mesele sadece Osmanlı değil, çöl Şeriat vahşet sistemi insanlık için en büyük felakettir.

Köleci toplum sisteminden gelen tekçi sistemler insanların insanları ruh dünyasına korkuluk şeklinde yerleşip insanda sağlıklı beyin bırakmamışlar. İster beğenelim, ister beğenmeyelim İslam dini de  bu asalak tarafından mağdur edildi. Avrupa’da insanlık Vatikan Katolik şeriatına karşı 100 yıldan fazla savaştı ve Avrupa uluslarını parazit Katolik papalardan kurtardı. Şimdi önemli olan İslamiyeti de mağdur eden Müslüman papazların elinden kurtarmaktır.

İslam ülkelerinde yaşam yerleşim birimlerinin en ücra köşelerine kadar parazit sınıfın denetimindedir. Parazit sınıflar, diğer sınıf ve tabakalara benzemez. Köleci toplum sistemiyle sülük gibi insan yaşamına girmiş, tabu şirkler adına her şeye hakimdir.Kamusal mülkiyetin bir biçimi olan tanrısal mülkiyete dayanan ekonomi politikaları ve doktrinleri vardır. Pek yakında Diktatör Recep Tayyip Erdoğan “biz insanlar Allahın kiracılarıyız, mülk Allahındır, çünkü o herşeyi yarattı” diyecektir. Allah gelip kendi malları üzerinde tasarrufta bulunmayacağına göre Allahın tüm taşınır ve taşınmaz malları bu diktatöre kalır!

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: