kaniyasor

kaniyasor.WordPress.com

TC İŞGALCİ OSMANLININ CİLASIDIR

Posted by kaniyasor 29 Mayıs 2016

k.y.Kani Yado – 29.05.2016

TC, Osmanlı veraset siyaseti gereği Filistin üzerinden Osmanlı hükümranlık alanında,   çöl geri  toplumların yaşadığı sahalarda hakimiyet kurma amacını taşıyor. Derin devletin temel yönlendirme çabalarının sonucu olarak tüm dinci, sağ, sol, komünist ve Kürd örgütlerini Filistin sevgisine yönlendirdi.

Son zamanlarda MİT istişare masalarına iştirak etmekten çekinmeyen derin Kürdlerin bağlı kaldıkları ortaya çıkan Misak-i Milli yemininin temelinde Kürdistan’ı Türkiye’ye katmak gibi tüm Osmanlı egemenlik sahasında tekrar yeni sömürge biçiminde Türkiye’nin hakimiyetini sağlamaktır.

Bu derin ihtirasın kamçıladığı Türkiye’nin IŞİD’i desteklemek için örtülü Ödenek kesesinin ağzını sonuna kadar açtığı gözden kaçmıyor.

Bu delilik değilse nedir?

Bu aklı taşıyanların aklını geri akıl, kudurmuş akıl, ırkçı akıl olarak ifade etmezsek nasıl ifade edelim?

Kudurmuş akıl bir kıtada at koşuşturmakla yetinmez! Bu hayalperest ahmakların inşa ettikleri saray en az üç kıtanın ırzına geçmek içindir!

TC Cumhurdiktatörü Recep Tayyip Erdoğan Paşa, Alman Nazi lideri HİTLER’in ‘dünya üzerinde hakimiyet kurmak’ hastalığına kapılmış gidiyor!

Ergenekon paşalarını Silivri Cezaevinden tahliye ederek hızına yeni hız katan Erdoğan Paşa’nin sonu Hitler’in veya Saddam Hüseyin’in sonu olacak. Saddam da dünya aklıselimin duvarına çarptıktan sonra diktatörlüğü, haşmetli duruşu bir fare deliğinde yakalanmayla son bulmuştu.

Dünyanın başına bela olan o süreç, Recep Tayyip Erdoğan Paşanın gericiliğe katkısıyla beraber IŞİD ile yeni boyut aldı.

Şimdi bütün dünya Müslümanlardan bahsediyor. Çağdaş demokratik toplumlar Müslümanların geri aklından bahsediyor!

Müslümanların teröründen,  taşeron örgütlerinden, savaşlarından, iç çatışmalarından, rüşvet ve iltimasından, şiddetinden, cellatlarından,  kadına karşı davranış bozukluğundan bahsediyor!

Sapıklık olaylarından, çocuk tecavüzcülüğü ve bu çocuk tecavüzcülüğü kapsamına giren çocuk evliliklerinden bahsediliyor! Müslüman toplumlar ise, hoşgörü dini olarak tanımladıkları Müslümanlığın güzelliklerinden, barışçılığından, sevgisinden, medeniyetinden bahsederler!

Şüphesiz burada  bir eğrilik vardır ama bu eğrilik Müslümanlarda mı, Müslümanlıkta mı, yoksa çağdaş demokratik toplumlarda mı?

Biz bu soruya yanıt vermeyeceğiz. Görünen köy için kılavuza gerek var mı? Her kes kendi vicdanıyla cevap versin.

Kürd cephesinde de durum pek iç açıcı değil! İnsan bir diktatöre ve o diktatörün kapıkullarına karşı  mücadele ederken başka birinin kapıkulu olmayı tercih ediyorsa, bu tercihin hiç bir kıymet-i harbiyesi yoktur.

Müslüman devletlerin Kürd düşmanlığı 14 asırdır devam ediyor. Bu  bölge gerici unsurları mezheplerle, meşreblerle Kürdleri birbirine  düşman haline getirdiler. İşte “devlet istemezuk” Kürd komedisi!

Bölgedeki Kürd düşmanlarının yönlendirdikleri Kürdler sağlıklı düşünebilirler mi? Bu vaziyet ile Kürdler devletleştiğinde ya ümmet kardeşliği yalanıyla ya da halkların kardeşliği yalanıyla dibe vurabilirler.

Parazit  din istismarcı sınıfın öncülüğünde gelişen gericilik zor koşullarda pusuya yatar, müsait zamanlarda beyinsiz başlarını çıkarır!

Bu çöl geri aklından sıyrılmayan toplumlar devletleri olsa bile bağımsızlığını kaybeder ve bu şekilde yönlendirildiklerinden dolayı halkların kardeşliği veya ümmet kardeşliği yalanıyla sömürgecilerin hizmetine girerler.

Kemalist Kürdler ve İslamcı Kürdler ciddi Kürd ulusal davası karşıtlarıdırlar. Çünkü bunlar Kürd olduklarını inkar etmeden bizi içten vuruyorlar. Türkiyelilik politikasını çeşitli oyunlarla bize kabul ettiren MİT Müsteşarlığı destekli unsurlar Kürd Özgürlük karşıtları değilse nedir?

Arapların, Farsların, Türklerin geri aklı ve düşmanlığı tarafından Kürdler yönlendirilerek bu hale getirilmiştir. Tekbirli Kürd ve bıjîci Kürdler özgürlüğe ve bağımsızlığa giden tüm yolları tıkıyor!

Bölgede hakimiyet kuran geri akılla yönlendirilen Kuzey Kürdistan’da siyasallaşmayan Kürd yoktur. Bir kısmı inanç takıntılı anlayış ile çöl cahiliye siyasetinin aktif tarafıdır, bir kısmı Türkiyelilik politikasıyla TC tarafıdır, geri kalanlar  da bağımsızlık ve özgürlük tarafıdır.

Bölgedeki tüm sorunların çözümü, Kürd sorununun çözümüne düğümlenmiştir. TC Kürdler üzerinden Kürdlerin devletsizleştirilmesini  dayatıyor! Bunun için çabalar arttırıldıkça bölge sorunları askıda kalmaya devam eder.

İran Alici gericileri Allahın askerleri olarak Kürdleri kendi hizmetkarları olarak görmek isterler. Aynı şekilde, Irak’ta ve Suriye’de çöl gericileri Kürdleri kendine uşak kalmalarını isterler. Türk sağ ve Kemalist sol gericiler Kürdleri kendi korumasında TC’ye uşak kalmasından yanadırlar.

Bu gerici dayatmaların karşısında tek bir alternatif kalıyor: Kürdistan Ulusal Kurtuluş Hareketi.

PKK’nin çıkışında bu erdemli tespit vardı. Sonra TC misyonerlerinin  müdahalesiyle  Kürd Özgürlük hareketinin yönü Ankara’ya çevrildi. Bu yöne savrulanların siyasal literetürde ismi var ama bu mevzuyu gelecek şafaklara bırakalım.

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: