kaniyasor

kaniyasor.WordPress.com

MİT GÖRÜŞMELERİYLE ERGENEKON AKP İKTİDARINA ORTAK OLDU

Posted by kaniyasor 13 Haziran 2016

k.y.Kani Yado – 13.06.2016

MİT görüşmeleriyle topluma “Barış Süreci” diye empoze edilen süreç Ergenekon çetelerinin Ak Parti iktidarına ortak olma müzakereleriydi.

Bu görüşmelerle Ergenekon’un sivil ve askeri zatlarıyla iktidar mutabakatı sağlandı. Kürd gençlerinin hendeklerde ölüme mahkum edilmesi bu mutabakatın sonucuydu!

TC, diktatör Recep Tayyip Erdoğan’ın çiftliği olarak ifade edilecek kadar Kemalist tekçi devlet olmanın vasıflarını muhafaza etti.

Bütün bu oyunlar Kürdleri ya imha ederek yada imhadan daha kötü ölüm olan asimilasyona tabi tutmanın koşullarını daha da uygun hale getirmektir.

TC, DAEŞ gibi terör  çetelerine destek verirken kendi gerici bataklığına saplanıp dünyanın en ucube devleti unvanına kavuştu. Dini kullandıkça daha da necaset bataklığa saplanıyor, çöl gericiliğinin atmosferine giriyor.

Artık dünya ve TC’yi ve TC’ye taşeronluk eden güçleri ciddiye almıyor.  Bizim için de  TC’nin ve taşeronlarının ne dediği değil, Kürd ulusu olarak ne yapmamız gerektiği önemlidir.

Özgür olmayan bir ulusun manevi dünyası, dili, kültürü de özgür değildir. İnanç üzerinden çöl talancılarına, siyaset üzerinden işgalci TC’ye taşeronluk yapmayan, vicdanı hür, alnı açık, başı dik birer müstakbel Kürdistan devleti vatandaşı olma rüştünü kazanmak zorundayız. Bu koşullarda ancak Kürd ulusunun vicdani hür vatanı hür olacaktır.

“Türkiye Cumhuriyeti Recep Tayyip devleti, hem DAEŞ terörünü hem de Türkiye’deki terörü organize ediyor. Bu gerçeğe rağmen dünyanın huzurunda terörü bahane ederek Kürdler üzerinde baskıyı artırdığı gibi uluslararası ilişkilerde terör mağduru olduğunu iddia ediyor.

TC, siyasette dünyada kötü ahlakın simgesi olduğu gibi, diplomaside de ucubeliğini sergiliyor. Her gün linç yaşayan Kürdlerin Türk toplumuyla birlikte yaşama olanağı yoktur artık. Kürd ulusunun bağımsızlık için çaba harcamasından başka bir alternatifi kalmadı artık.

Dünyanın erdem ve ahlak ölçüsünde utanılacak davranışlar bu talancı Osmanlı ucubelikler varisi Türkiye’de meşru gösteriliyor.

Çöl inançsal yaşam biçimini benimsemiş tüm ülkeler tek tanrılı siyasal biçimini  kanıksadıkları için diktatörün ne dediklerinin niteliğine bakmazlar. Kuzey Kürdistan toplumu da Tek tanrılı siyasete mahkum oldu!

Esir halkların düşürülmüşlük ortamında çanak yalayıcılığı bir yaşam biçimine dönüştüğü koşullarda özgürlük gündemden düşer. Bu koşullarda TC, MİT’in geliştirdiği stratejik Türkiyelilik politikasıyla bu yaşam biçimini kalıcılaştırma temel amacına sahip oldu.

Türkiye’nin yönünü diktatör Recep Tayyip’in bireysel niteliği veya kalitesi belirleyici olması mümkün değildir.

Diğer İslam ülkelerinde olduğu gibi köle sahipleri sınıfının varisi olan asalak ara sınıf ve tabakaların siyasal ve ekonomik talepleri belirleyicidir.

Kırsal yaşamın dinî gericiliği şehirleri dört taraftan kuşatınca Ak Parti-Ergenekon koalisyon iktidarı için kitlesel taban oluştu.

Devlet üretme çiftliğinde üretilen din adamlarının sempatizan kitlesi hurafelere eğimlidir. Çöl masallarıyla ruhsal açlıklarını giderirler. Bu kalitesizlik dünya için global terör tehlikesine katkı sundu.

Ak Parti’nin arkasındaki güç çağdaş politikayı sulandırıp toplumu çağdışı sistem olan İslam Şurası gerici yönetimine muhtaç hale getirmeyi amaçlıyor.

Aslında mürtecilerden oluşmuş kendi ulemaları mevcuttur ama buna resmiyet kazandıramadılar henüz.

Cumhuriyetin ilanından sonra pusuya yatan bu gerici güç mevcut güç dengeleri içinden sıyrılıp karanlık şeriat sistemine uygun ortamı yumuşatmaya çalışıyor.

MİT görüşmeleri ve “Barış Süreci” dedikleri sırada Ergenekoncu darbeci asker ve sivil siyasi kişilerle Ak Parti ittifak yaptıktan sonra liberaller tasfiye edilirken bu unsurların desteği perçinlendi.

İşbirlikçi unsurlar vasıtasıyla Kürd illerinin yakılıp yıkılmasının gerekçelerini yarattılar. Şeriat düzenine engel olabilecek tüm ögeler önümüzdeki süreçte etkisizleştirmeye devam edecekler.

Çöl yaşamı inancına göre siyasal biçimlerini saptayan toplumlar insanlık erdemleri ölçüsünde bir yaşam kurmaları mümkün değildir. Bunlar sorgulayıcı olamayacağı için kendilerini ve kendinden sonraki nesilleri insanlık ölçülerinde hazırlayacak  kapasiteye sahip değildirler.

Bu toplumlarda nazariyeler ve yaşam pratikleri dediğimiz amel ezber kalıplar biçimindedir. Kimse kendini ve kendi dışındaki dünyayı sorgulayamaz. Dünya haritasını önünüze koyup ve Müslümanların yaşadığı üç kıtaya göz attığınızda  bu korkunç durumu göreceksiniz.

Kürd milletinin düşmanları geçmişten günümüze kadar tarikatlar üzerinden veya derin siyasi münasebetlerle bizi derinden vurdular. Eskiden beri saflığımızdan yararlanan Kürd düşmanları tarikatlar üzerinden taşeron Kürd güçleri veya  çağımızın siyasetleri ile taşeron siyasal anlayışları oluşturdu.

Halkların kardeşliği, Müslümanların kardeşliği siyasal söylemleri birer tuzak olarak bize uygulandı. Bu tuzaklarla biz hem beynimizden hem de canımızdan vurulduk.

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: