kaniyasor

kaniyasor.WordPress.com

BATI ERMENİSTAN’DA ACILAR HALA KAN DAMLIYOR

Posted by kaniyasor 17 Haziran 2016

k.y.Kani Yado – 17.06.2016

Ermeni Soykırımından sonra TC’nin Doğu Anadolu, Kürdlerin Bakûr dediği Batı Ermenistan’da acılar hala kan damlıyor!

Bu saatten sonra ne TC ne de TC’nin kullandığı taşeron Kürd siyasilerin beyanları Ermeni ve diğer halkların soykırım meselesinde ciddiye alınırlar. Kimse katliamın yerel tetikçi ve yağmacılarını sorumlu tutmuyor.

Suçluluğu aklayabilecek hiç bir delil ve  dayanağın olmaması kadar  suçluluğa rağmen ciddiye alınmamak ne acı!

Ermeni katliamında yerel talancıların sergiledikleri yağma ve tetikçilik Kürdler için çirkin bir leke olarak kaldı.

Bunların arkasında katliamı organize eden Osmanlı Hükümeti olduğu için yerel yağmacılar ve tetikçileri pek gündeme gelmiyor!

Katliamı 1913 yılında Osmanlı hükümetini darbe ile deviren İttihat Ve Terakki Hükümeti bir proje  dahilinde gerçekleştirdi.

Bu katliam, Almanya’nın da göz yumduğu, Ekim Devrimi arifesinde ve  Birinci Dünya Savaşı yılları koşullarındaki uluslar arası dengelerle ilgilidir.

Peki, neden önce Ermeni soykırımı gerçekleştirildi?

Bu soykırım, 1913 yılında bir darbe ile Osmanlı Hükümetini deviren İttihat ve Terakki Fırkası’nın derin projesiyle ilgilidir.

Kürdlerle sürekli istişare masalarında  bulunan ve şimdi ismini MİT olarak bildiğimiz katil teşkilat, Teşkilat-ı Mahsusa ismiyle faaliyet gösteriyordu. 

Bu teşkilatın amacını hala derin devletin gizli anayasası diye tabir ettiğimiz derin devletin projeleri olarak karşımıza çıkıyor.

Bu teşkilat önce kardeşlikten ve insan hakların bahsetti, sempati topladı ve hemen ardından danışıklı  Çanakkale savaşını gerçekleştirip Anadolu gençlerini namlunun önüne sürüp tüketti sonra Ermeni katliamını gerçekleştirdi.

Bu oyun aynı şekilde şimdi Kürdlere uygulanıyor!

Günümüzde Kürd illerinde hendek savaşları da aynı taktikle Kürd savaşçı potansiyelini yok etmek şeklinde  gerçekleşti ve sonra Kürd illeri yakılıp yıkıldı. TC’nin bu katliam biçimi de aynı projenin devamıdır.

Ermeni soykırımı ve  diğer gayri Müslim halkların katliamı devletin derin projeleri  dahilinde gerçekleşti. Kürdler Müslüman olduğu için Kürd katliamı ikinci sıraya kondu.

Ermenilerin canını almadan Kürdistanı dört parçaya bölemeyeceklerdi. Kürdleri Türkiyelilik politikasına yönlendiren TC derin gücü bu katliamlara hala devam ediyor. 1924 yılından beri Kürd katliamları taksit taksit gerçekleşiyor.

Hala din siyasetiyle ve Türkiyelilik siyasetiyle Kürdlerin ruhunu katlederken operasyonlarla canlarını alıyor!

Şimdi de Türkiyelilik politikasını kullanarak Kerkük ve Musula sahip olma planını uygulamak için Kürd müttefiklerini yanına almak amacıyla yoğun çalışmaların, istişarelerin içine girerken Amerika’nın engeline takılıyorlar.

Dünya aklıselimi TC’ye ve TC’nin çanak yalayıcılığını yapan işbirlikçi Kürd unsurlarına geçit verecek mi?

Bu soruya sağlıklı cevap verebilmek için bölge dengelerini doğru görmek gerekir. Dünya geri bir yaşamı dayatan tüm Müslümanlara güvenmiyor.

Avrupa’nın Roma Hıristiyanlık şeriatı dönemindeki milyonlarca insanların canına mal olan din şeriatının ne olduğunu çektiği acılarla deneyim sahibi oldu. Bu yüzden Şeriat tehlikesini barındıran hiç bir Müslüman halka kimse  güvenmiyor.

Müslüman Arapların ve Türklerin Kürd düşmanlığı, Kürdleri çağdaş halklarla müttefik durumuna getirdi.

Müslümanlar her zaman Kürdleri mağdur ettiği için Kürdlerin müttefik seçimi adildir.

Ne talancı Mekke köleci sisteminin Alici Şii ve Sünni Müslümanlar ne de Orta Asya talancı kavimlerinin suçları cezasız kalır.

Müslüman toplumlar günde 24 saat namaz kılsalar, 12 ay oruç tutsalar bile işledikleri suçları cezasız kalmaz. İlahi adalet yerini bulacak!

Roma Hıristiyan şeriat yönetimlerinin  halklara karşı işledikleri suçların kefaretleri görüldü, kelle uçuran vahşi Müslümanların da başlarına yağacak taşlarla neye uğrayacaklarını biz göreceğiz.

Biz her şeyi açık açık anlatabiliriz. Eli kanlı olanlar, Osmanlı’nın ve daha sonra zımni veya açık olarak TC’nin suç ortakları anlatmazlar. Dökülen Ermeni, Süryani ve diğer halkların kanı üzerinde yaşam kuran haramzadeler bu soykırım hakkında fazla bir şey söyleyemezler, sürekli gerçekleri saklamakla meşguldürler.

Çöl barbarları Mezopotamya’yı 14 asır önce işgal ettikten sonra çöl barbarlık ideolojisiyle insanlık erdemlerine ve yaşam biçimine yapılan suikastlar toplumsal değişimlerin menfi yönde etkilendiğini ve tekamül yerine aşınmanın gerçekleştiğini görüyoruz.

Toplumsal aklıselim adım adım yok olurken yerini karanlıklar doldurdu. Sanki insanların aklı başından alınıyordu! Bunun sonucu ne olabilirdi?

Batı Ermenistan’ın  işgali ve ölümleri üzerinde yaşam kuranlar sonçta kimileri kör, kimileri bakar kör kaldı…Kimi uçuyor, kimi üfürüyor, kimi Marks’ı aşıyor… Aşan aşana…

Biz kafalarımızdaki şeriatçı Arap Alici, Yezitçi ve Türkiyelilik politik ve din gericiliği karakollarını yıkmadan özürlü kalmaya devam edeceğiz.

Her özürlü ülke Türkiye gibi dünyanın başına bela olur. Aklı başında olmayanların elindeki direksiyonla araba ya Mekke istikametine gider ya da üfürükçülerin en fazla olduğu İstanbul’un Eyüp semtine yol alır.

Buralarda ümmet kardeşliği, halkların solak kardeşliği, din iman kardeşliği sloganlarının kalitesizliğinden dolayı siyaset pazarında beş paraya düştü…

Ramazan çıkıp geldi. Çöl masalları her tarafı sardı. Üfüren üfürene…

Ramazandan sonra Şaban gelir, onun derdi hiç çekilmez…

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: