kaniyasor

kaniyasor.WordPress.com

KENELERİN AKP İKTİDARINI DOĞRU TAHLİL EDELİM

Posted by kaniyasor 30 Haziran 2016

k.y.Kani Yado – 30.06.2016

Her doğal olayın yaşamda benzeri vardır. Yüzen balıkların  benzeri yüzen gemiler, uçan kuşların benzeri uçaklardır. Doğada bazı canlılar  asalak olarak başka canlıların kanını emerek yaşarlar. Hayvanların kıçına yapışıp hayatını idame ettiren keneleri her kes tanır. Sosyal yaşamda bu kenelerin benzeri Ak Parti ile iktidardadır. Sürülerin kıçına yapışıp kanlarını emerek yaşamlarını idame ettiriyorlar.

Osmanlı şeriat bakiyesi olan Türkiye’de siyaset her zaman gerici aslına uygun yürüyor. Sol siyasetin de doğru yürümemesinin nedeni bu karanlıkta şekillenen insan malzemesiyle ilgilidir.

TC devletinin ürettiği Türk ulusal solu “ordu-millet elele” anlayışını kalıcılaştırırken, Türk ulusal çıkarlarının güdümüne giren Kürdler “Türkiyelilik politikası”  üzerinden devlet-millet ilişkisini kısa süren bir istişare diplomasisinde pekişti. Böylece karşıtların dostluğu diyalektiği anlamını buldu.

MİT görüşmeleri ile başlayan ve barış süreci ismiyle topluma yutturulan istişare sürecinde ordu ve dinci gerici  ittifakı sağlandı. Kürdler aynı esaslara göre  yapılandığı için kendi kaderini belirleme yerine Kürdlerin devletleşmesini engellemek görevine dört elle sarılmak oldu!

Artık siyasette Hitler’in en iyi mukallidi gerici diktatör Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde Türkiye Cumhuriyeti devleti gerçek rengiyle ortaya çıktığını söyleyebiliriz.

Türkiye’de diğer  gerici İslam ülkelerinde olduğu gibi din sömürüsü yapmaya hazır koşullar her zaman mevcuttur.

Toplum bir çok sınıf ve tabakalardan oluşuyor. Üreterek, üretim için göz nurunu katarak yaşayan üretim güçlerine alternatif olarak üretmeden yaşayan asalak sınıf ve tabakaların varlığı bilinmektedir.

Bu üretim dışı asalaklar, cumhuriyetin kuruşundan beri vesayetini sürdüren ordu olarak kurumlaşan askeri güçler ve din tüccarları dediğimiz din yoluyla toplumu egemenlikleri altına alan din istismarcılarıdırlar.

Dinlerin çıkış zamanlarında köle sahipleri tekçi erkek egemenliğini kurmuşlar bu egemenliği kalıcılaştırmak için din ideolojisini hurafelerle besleyip günümüzdeki biçimine kadar geliştirmişler.

Dini insanlar için korkuluk olarak kullanan bu rezil sektör tüm arzularını Tanrı adına beyan etmişler. Ordu da toplum üzerinde korku yaratarak egemen olur. Burada din istismarcıları ile askeri kurum talepleri uzlaşıyor.

Özgürlükçü/liberal ekonomi teorisyeni Adam Smith bu konuyu içeren sınıf mevzilenmesini çok iyi ortaya koyuyor.

Din siyasetin eski biçimidir. İnsan geri olduğu için insana ait olan din geridir. Böylece gericiliğin menşeinin insan olduğu ortaya çıkıyor. Yeni siyaset ise yeni insanın yeni dini şeklinde değerlendirebiliriz. Liderleri tabulaştırmak, nebileştirmek burada anlamını bulmuyor mu? Kürdler bu geriliğin neresindeler!

İlkel toplumların dinlerle yarattığı Tanrılar ile çağımızın tekçi siyasetinin yarattığı gerici/tekçi Tanrı-liderler arasında fark yoktur.

Tarih ilericilik adına sol ve sağ liderleri tanrılaştıran ucubelere şahit oldu. Belki günümüz insanları bu maymunsu tanrı/şirk liderleri kendileri için güldürü konusu yapıyor ama gerçekten çok acı verdi!

Kolektif iradenin ürünü olan özgürlükçü demokratik uygarlık ile asalak sınıfların yarattığı karanlık yaşam biçimi çelişkisi hem bölgede hem de dünyada önemli olaylara gebedir. her gün oluk oluk kan akıyor!

Bu karanlıklar, bu gerilikler, bu vicdansızlıklar çöl inançlarının mantar gibi ortaya çıkıp dünyaya yayılması, dinlerin Tanrı adına savurdukları yalanlarla ürettikleri şirk tabuyu korkuluk olarak kullanılmasıyla ilgilidir.

Çöl yaşamının  yerel talancılık sistemini geliştirerek bölgesel işgallere yönelmesinden sonra üç kıtada karanlığın yaşam biçimine dönüştüğü görülmektedir.

Mekke merkezli çöl sahası  köle sahipleri sınıfının devleti olarak güçlendiği zaman talan etmek ganimet olarak Allahın ihsanı olarak değerlendirilir. Her kes talanla öğünür. Köleleri fazla olan köle sahipleri büyük talanlar gerçekleştirildiğinde çevrede tanınır ve desteklenir.

Günümüzde de  taraftarı çok olan  siyasi tanrı/şirk reziller de kendileriyle öğünürler, “ben” odaklı söylemleri rezilcedir. Görüldüğü gibi coğrafyamızda iki bin yıllık zihniyette bir değişiklik yoktur.

Çöl hurafe kültürünün rağbet gördüğü Türkiye’de politikacılar sağlıklı değildir. Hurafeler, din istismarı, terörü teşvik membaı olan müesseseler Türkiye’de sosyal yaşama hakimdir.

Türkiye ve diğer Müslüman ülkeler birer musibettirler! Musibetler gerçeği görmemize neden olmalıdır artık. Kim meselenin kaynağına inebiliyor? İsimlerimizin çocuğu çöl vahşet toplumunun isimleri! Ali, Osman, Ömer’den geçilmiyor. Teröristlerin de isimleri aynı. Bizim ortak yönümüzün sonuçları sağlıklı olabilir mi?

Çöl cahiliye kültürüne bağlı hurafelere dayanan selefi gericilik globalleşti. Ak Parti iktidarı ile Irak Şam İslam Devleti(IŞİD) ilişkileri bu açıdan ele alınmalıdır. Türkiye’nin gönderdiği silah ve mühimmat ortaya çıkmasaydı da bu gerçek değişmezdi. Türkiye’de her köy, kasaba ve şehirde sosyal yaşam IŞİD terörü için zemin hazırlayan  mahalle üfürükçülerinin denetimindedir.

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: