kaniyasor

kaniyasor.WordPress.com

Kürdistan’ın Zorunlu Devletleşmesi ve Zorlu Süreç

Posted by kaniyasor 1 Ekim 2016

k.y.Kani Yado – 01.10.2016:

Günümüzde gördüğümüz kadarıyla dünyanın başına bela olmayan tek bir İslam ülkesi yoktur. Bu bir tesadüf değildir. Nedensiz hiç bir olay yoktur. Tarihin çarklarını iki bin yıl geri çekerek, gerici yaşam biçimini dayatan secdeci bir inancın tutsak aldığı halkları ucubeleştirmemesi için bir neden kalmıyor!

Şimdi gündemde olan ve ilan edilmesi muhakkak gözle bakılan Kürdistan’ın devletleşmesi bu gerici potansiyele güç katmayacak mı? Ya çöl faşizminin en örgütlü olduğu Filistin!

Geçici dengelerle Kürdlerin uygar ülkelerle müttefik olması süreklilik arz etmez. barış koşullarında yine Mekke putperest imanı hortlar!

Bu koşullarda Kürdlere büyük görevler düşüyor. Kürdler kendilerini sorgulamalı, kendilerine özgü ulusal strateji belirlemelidir.

Kürdler kendilerine ait olmayan her şeyi sahiplerine iade etmelidir. Şöyle ki, Kürd ulusu “putlarınız, ataputlarınız, anıtkabirleriniz, kâbeniz, Ali’niz, Ömer’iniz, Osman’ınız, Yezit’iniz, Abdulcambaz’ınız sizin olsun!” diyebilmelidir.

Böylece kendilerine ait olmayan güdümlü siyasetlerin güdümlü liderlerini Türkiye’ye,  korkulukları çöl barbarlarına iade etmiş olup başarının önündeki engeller ortadan kalkar.

Kendi düşmanlarının kültürüne, inancına, siyasetine ve her türlü rengine giren Kürdler bu teferruatları sahiplerine iade etmeleri mümkün mü acaba?

Kürdler silkinmelidir artık! Mutlaka silkinmelidir!

Biz bu ayıpla yaşadıkça devletleşsek bile bağımsızlığımızı kaybetmekle sonuçlanabilecek ciddi sorunlarla karşı karşıya kalmaya devam edeceğiz. Çünkü cübbeli sarıklı gericiler pusuya yatmışlar, ortamını bulduklarında tüm çöl vahşeti sinsilikleriyle ortaya çıkar, toplumu cehennemle korkutur, Allah’la korkutur, Arap canavarlarıyla korkutur ve ruh dünyalarını ele geçirirler.

Kendi iradelerini hiçe sayan toplumun “İmdat ya Hz. Barzani! İmdat ya Hz. Abdullah!” diye tanrılardan beklemeli şirk düşüncesine sahip olması ulusu değil şirkleri güçlendirir, müşrikliğe savrulmayı hızlandırır.

Dünya, Kürdistan devletinin ilanını barbarlığa karşı oluşması gereken denge için zorunlu bir ihtiyaç olarak değerlendirirken, Kürd toplumu aldığı ideolojik, dinsel ve siyasal yaraları tedavi edecek olgunlukta değildir.

Arap çöl barbar zihniyetin ürünü olan Arap İslam ümmetçi zihniyeti ve Türkiye’nin siyasal tarzı olarak ortaya çıkan despot Kemalist Kürt sol anlayışların şekillendirdiği siyasal biçim toplumsal özgürlüklere, insan temel hak ve özgürlüklere cevap olmaktan çok uzaktır.

Oysa uygar insanlık Kürdleri yeni bir çehre ile görmek istiyor.

Kuzey Kürdistan Kürdlerini Türkiyelilik politikasına yönlendiren derin TC gücü, Güney Kürdistan’ın özgür iradesine de müdahale edebilecek imkanlara sahiptir.

Geri temeller üzerinde inşa edilen mevcut olan hizbler ve aşiret yapılanması, Kürdlerin ulusal değerlere bağlı olarak birleşmelerini engelliyor ve içten çatışmalıdır. Müttefik güçler Kürdler arasındaki çatışmaları engellediği için şimdilik korkulacak bir durum yoktur ama bir kıvılcım Kürdlerin evini tutuşturabilir.

İşte size bunun emareleri! TC derin politikasından yana olmayan her kes bazı Kürd maşalar tarafından hain kabul edildi.

En çarpıcı örnek olarak, Kürd düşünürü Musa Anter TC’nin yararına bir duruşa sahip olmadığı için JİTEM’e servis edildi.

Kürd ulusal strateji yerine Türk solunun “halkların kardeşliği” çizgisi benimsenerek Kürdlerin TC’nin vesayetinde kalması istendi.

Kürd toplumu diğer İslam ülkelerinin toplumları gibi iradesini tanrı şirklere kaptıran bir mağduriyete sahiptir.

Birey, çağdaş birey özelliklerine sahip olmayıp tanrı şirk liderlerin kapıkulu olmaya müsait durumdadır. Toplumcu çağdaş önderlik yerine tekçi/tahakkümcü önderlik beyinlere kazındı.

Kimsenin kendine özgü veya kendi ulusal çıkarlara dayalı ulusal strateji düşüncesi yoktur. Kendi tanrı şirklerinin söylemlerini aktarmaktan başka siyasal dinamizmleri yoktur.

Yaşam biçimleri de  düşünceleri gibi ezberden ibarettir. Tuvalete giderken bile besmele ile girer, sağ ayaklarını önce atarlar. Sizce bu ayaklar insanları nereye taşırlar?

Bu ezber yaşamın içinde, şirklere ait nazariyelere göre adım atan bu  ayaklar Kürd ulusunu özgürlüğe ve bağımsızlığa taşıyabilir mi?

Demek ki, devlet ilan etmek için ulus olmak yetmiyor. Bu ulusu teşkil eden toplumun çağın seviyesinde taleplere sahip olması gerekiyor. 21. Yüzyılla uyumlu olmayan toplumlar şüphesiz ki, dünyanın başına bela olurlar.

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: