kaniyasor

kaniyasor.WordPress.com

RESMİ İDEOLOJİNİN DİNİ VE SİYASİ ZURNALARI

Posted by kaniyasor 11 Ekim 2016

k.y.Kani Yado – 11.10.2016: TC devleti, yarattığı sunî denge ile Kürd düşmanlığı karşıtlığında dağılmaktan kurtuldu. Türkler, Kürdlere karşı düşmanca tavır alacaklarına,  minnettarlık duygularını itiraf etmeliydiler!

TC istediği zaman Kürdleri kendine karşı savaştırdı, istediği zaman sakin sürece soktu. Bu sihirli kudret nasıl oluşuyordu?

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, iç kamuoyunu dizayn etmek için kendi askerini bile kendisi öldürüp Kürdlere mal etti!

Bu konuda söylenecek çok önemli noktalar var. Her nedense her zaman kalemler kağıdı, parmaklar tuşları es geçiyor!….

Türkiye’de TC devletinin izni olmadan kuş bile uçmaz. Mustafa Kemal Ataput: “Türkiye’ye komünist parti gerekirse onu biz kurarız” demişti. Kürdleri siyasetin ince politikasına çeken kudret TC’dir.

Gerektiği zaman Kürdleri kendine karşı savaştırır, gerektiği zaman susturur, gerektiği zaman hendek kazdırıp Kürd şehirlerinin imha edilmesine gerekçe hazırlayamaz mı?

Önümüzdeki süreçte kopacak kıyamet gününe yemin ederim ki, resmi ideolojilerin siyasi ve dini zurnası olmama koşulları bu karanlık ortamda hiç yoktur.

Geçmişte ilkel toplumlarda politika din yoluyla icra ediliyordu. Dünyada  insana vicdani suçlar işleten ve insanı canavarlaştıran büyük kötülüklerin ana kaynağı Tanıların adına dinler kanalıyla söylenen ve kutsal kitaplara yansıtılan korkutucu yalanlardır.

Çıkara dayanmayan hiç bir yalan yoktur. Kimi Allah veya nebilerin adına yalan söyleyerek insanın beynine ideolojik suikast gerçekleştiriyor, kimi bireysel çıkarı için insanı aldatıyor.

Yalanlardan ve yalancılardan ziyade bu yalanlara inananların oluşturduğu teslimiyetçi ortamın neden olduğu felaketlerin maliyeti çok büyüktür. Yalanları bir sistem dahilinde ve dini korkuluklarla yayanlar ve bunların sadakat kapıkulları dünyayı büyük felaketlerle karşı karşıya getirdi.

Sizce  bağımsızlıkçı  zihniyet taşımayan Kürdlerin kurban olduğu tılsım devlet malı değilse nedir?

Bizim geçmişte “Yüreğinde bağımsız bir Kürdistan emeli taşımayanlar, cebinde TC’nin ve çöl barbarlığının talimatlarını taşırlar” sözümüzün nedeni bu derinden yaralı halimizdir.

Nasıl bu hale geldik?

12 Mart 1971 askeri müdahalesinden sonra, yani 1970lerin başlarında TC’nin derin kurumları Kürd toplumunu çıkmaz sokaklara yönlendirmek için çok yoğun bir çalışmaya girdi.

O zaman bazı unsurlar öne çıkmaya başladı. Kimi dini cephede, kimi Kürd solunda, kimi Türk solunda öne çıktılar.

12 Eylül diktatörü Kenan Evren tarafından finanse edilen Fetullah Gülen, din istismarında İslam’ı kullanarak günümüzdeki AK PARTİ kudretini ve iktidarını kalıcı bir sisteme çevirmekle sonuçlanan başarılara sahip oldu.

Doğu Perinçek, Yalçın Küçük ve diğer benzerleri  radikal Türk ve Kürd solunu zehirleyerek işe yaramaz hale getirdiler.

O günden beri hep senaryolarla toplum aldatılıyor, coşturuluyor, insanlık özünden ediliyor, sahte umutlar aşılanıyor…

Bu süreçte devletin örtülü ödenekleri inanılmaz ölçüde kullanıldı. Fetullah Gülen hareketi MİT örtülü ödeneklerinden ziyade dışarıdan büyük ölçüde mali destek aldı ve uluslararası alanda da çalışarak Türk Turan ülküsünü Türk-İslam zehriyle güçlendirdi.

Derin gücün marifetiyle kendi unsurlarını tabulaştırarak, bunların peşinde sürüklenenleri kapı kulu sadakatinde bu tabuların takıntılısı haline getirildi. Sonuç: Türk solu devrimci karakterinden uzaklaştırıldı. Kürdler, Kürd ulusal erdemlerden bir siyasal plan dahilinde ve sinsice vaz geçirilerek Türkiyelilik politikası bataklığına saplandı!

Bugün global terör olarak dünya gündemine giren çöl cahiliye zihniyetinin ondört asırlık geriliğiyle şeriat sistemini kalıcılaştırmak için bölgede üçüncü güç olma ısrarıyla savaşın ve şiddetin dayatılması Avrupa Hıristiyan şeriatının neden olduğu büyük felaketleri hatırlatıyor.

Çöl inançlarının hepsi korkularla insanın ruhlarını ve buna bağlı olarak iradelerini teslim aldılar. İnsanları egemen erk çıkarlarına bağlı kalmak koşuluyla cennet taahhüdüyle umut verdiler.

Mekkeliler İslamiyeti ilan ederken farklı bir şey mi yaptılar? Hayır daha örgütlü cehalet ordusunu yarattılar!

Çöl dinleri cehaletin ideolojisi olup tanrı/şirkler adına söylenen yalanlara inananların oluşturduğu potansiyel tehlikeli devletleşerek bir cehalet ordusunun resmi ideolojisini oluşturdu. Bu orduların her türlü eylemi toplum üzerinde şiddete dayatıl baskılarla biçimlendirilerek çağımızın felaketini beraberinde getirdi.

Devletlerin ve devletlerin taşeronluğu ile iştigal eden karanlık kişilerin emir ve talaimatlarıyla düşünen, düşündürülen, yönlendirilenlerin hassasiyetler kölelerin ruh dünyasıdır.

Direniş, özgürlüğe sevdalı özgür kişilerin karakteridir. Devlet üretme çiftlikleri özgür ögeler öretmezler.

İradeleri ellerinden alınmış Osmanlı karanlık mezarlıklarında hortlayan korkuluklar hür insan vicdanına sahip değildirler.

Bir Türkiye partisi görünümünde parlamentoya giren Ak Parti’nin yarattığı diktatöre bağlılık, köle sadakati ölçülerinde ona bağlı olan tüm iradesiz ayakçılar Türkiye’nin yeni resmi ideolojisini oluşturan kudretin taban kudretidir.

Bu durum imanlı çöl faşizminde olduğu gibi, Avrupa’nın imansız faşizminde de böyledir. Dünya Hitler musibetini tanıdıktan sonra yeni türevlerini Ortadoğu koşullarında da gördü..

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: