kaniyasor

kaniyasor.WordPress.com

SAHİDEN BİZ KÜRD MÜYÜZ?

Posted by kaniyasor 25 Ekim 2016

k.y.Kani Yado – 25.10.2016

Neremiz Kürd’tür? Hainleşmiş beynimiz Türkçe düşünüyor, hain parmaklarımız alaturka makamda tuşlara vuruyor! İhanete çakılı kalmış imanımız Rabimize sadakat gösteremiyor, çöl necasetinde icra-i salatta bulunuyor.

Dirilerimiz çöl karanlığına mahkum olmuş, ölülerimiz Kürçe gömülemiyor, hain hain Rabbimizin huzuruna mı çıkılır?

Geçmişte birileri Amed newroz’unda Rojava ve Başur’un Türkiye’ye bağlanmasını amaçlayan Misak-ı Milli’ye bağlılığı, bir zat-ı muhteremin adına okuduğunda her kes anlamını bilmeden Arapça bir metin dinler gibi koyun koyun dinlediler.

Anlamamalar ve anlamsızlıklar derinden Kürdleri vuruyor. 14 asırdır Kürdler Çöl necaseti üzerinden veya Kemalist barbarlık üzerinden ümmetleştirilerek koyunlaştırılıyor. Şimdi koyunlaşmanın çağımızın sinsi aldatma şekli devrede!

Anlamak için anlamlı duruş sahibi olmak gerekiyor. Söylemlerin sahiplerinin kimin adına hareket ettiğini anlamak için kullandıkları kavramların menşei bilinmelidir.

Biz Kürdlerin stratejik amaçlarına ve kazanımlarına göre politikayı belirliyorsak kendimize ait değerlere bağlı kalmak zorundayız. Kimin ne dediği değil, söylemleriyle devletin amaçlarıyla örtüşüp örtüşmediği önemlidir.

Ulusal değerlere bağlı olmak için köleci toplum zihniyeti olan Arap çöl vahşet ümmetçiliğini ve Kemalist ümmetçiliği terkedip çağın değerlerine göre bir duruş sahibi olmak gerekiyor.

Ne çöl barbarı ne de onların inançsal-kültürel zihniyetini taşıyan diğer halklar çağdaş insani değerlere sahiptır.

Bölgede çöl barbarlığının mezheplerine göre ittifaklar veya çatışmalar ortaya çıkıyorsa kazanılan mevziler milli değil, güçler arasındaki çatışmanın boşluklarını doldurmakla ortaya çıkan kazanımlardır. Bu şekilde gelen, bu şekilde de gidebilir.

Yeteri kadar geri devletler dünyanın başına bela olmuş, Dünyanın geriliğe gerilik katmaya tahammülü ve takadı kalmadı.

Barbar çöl üfürükçülüğünün mahallelerin en ücra köşelerine kadar yayılmış toplumların nasıl arınacağını birileri anlatsın biz de anlayalım!

Kürdler tüm parçalarda kendine ait değerlere sahip değil, ya Kemalist bataklığa koruculuk yapıyor yada çöl arabesk necasetinin resmi ideolojisine boğızana kadar batmış durumdadır.

Bakın işte bizim rezil parmaklarımız Türkçe tuşlara bastığına göre aklımız Kürdçe düşünemiyor, düşlerimiz Kürd renginde görülmüyor, ölülerimiz Kürdçe gömülemiyor!

Sahiden biz Kürd müyüz?

Devletimiz mi olacak?

Bu devletin rengi nasıl olacak?

Demokratik hukuk devleti sekular olsa bile toplum içinde parazit uç biçimindeki ihtiraslı sınıf karşısında ayakta kalmasının garantisi nedir?

Parti şirk-liderlerinin önünde secdeye durabilecek kadar veya liderin bastığı yerde toprağı tebarik diye yiyebilecek kadar düşürülmüş insanların mevcut olduğu yerde mümkün mü?

Kürdler İbrani kavmi kadar dövülüp çelikleştiğini düşünmek zordur. Arap Ümmet takıntılısı olmanın düşürülmüşlüğü ölümden de beterdir!

Şimdi uygarlıkla çöl barbarlığı çatısması öne geçti. Türkiye uygar cephede değil artık. Çatışmalar ve dengeler bu karşıtlığa göre biçimlenir. Kürdler çöl inanç karanlığında oldukları halde zorunlu olarak kendilerini uygar dünyanın ittifakında gördüler.

Kürdistan devletleşecek ama çöl cahiliye dini ne zaman Kürdlerin yakasını bırakır bilemiyorum.

Türklerin ve genelde Müslümanların barbar olduğu biliniyor. Onların barbarlığı değil, Kürdlerin ulusal kalitesi bizim için önemlidir.

Ben şahsen kaç milyon Kürdün kendini Türk olarak eskici siyaset pazarına sürdüğünü bilmiyorum.

En azından yüzde kaç oranında olduğu bilinmelidir.

Bataklıklar, kirli maddi alanlar bakteri üreterek hastalıkların koşullarını  yaratırlar.

Sıcaklıkların ve insan beynini çölleştiren çöl doğal koşulların anormal etkilerinin olduğu alanlar dinleri, hurafeleri üreterek savaşların koşullarını yaratırlar.

Her iki durumda da ölümler, acılar, karanlıklar, domuz gribi gibi bulaşıcı yobazlık mukadder olur.

mezhep çatışmaları kaçınılmazdır. Kimse bu mezarlıkta sınıf çatışmasını veya milletler arasında çatışmayı beklememeli.

Çünkü İslamiyetin ilanından kısa bir süre sonra Arap Alici barbarlar ile Muaviyeci Sünni barbarlar tepişmeye başiladılar ve hala devam ediyor. Bu barbarların mezheplerinden yana olan her milletin unsurları bu necasete boğazına kadar battı.

Onlardan da insanlık beklemek mümkün değildir. Bu çöl pisliği daha çok kanlı olacaktır. Hitler faşizmi yerle bir edildiği gibi bu çöl faşizmi de yerle bir edilmek zorundadır. Bu necasetin içinde insanlık ve insani çözümler beklemek mümkün değildir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: