kaniyasor

kaniyasor.WordPress.com

KERAMETTİN KERDOĞAN’IN KERAMETLERİ

Posted by kaniyasor 28 Ekim 2016

k.y.Kani Yado – 28.10.2016:

TC’nin İslamiyet üzerinden siyaset yapması devletin talancı emelinin derinliğinde TC’nin gizli anayasasında mevcuttur. Burada İslamcı olmak taktik, talancı olmak stratejiktir.

Her kes Türkiye’de din istismarcılığının egemen siyaset olmasında Necmettin Erbakan ve Keramettin Erdoğan’ı sorumlu tutuyor. Meselenin  aslı farklıdır.

Türkiye’de hem danışıklı devlet ürünü terör, hem de dincilik Kemalist devletin derin stratejiyle ilgilidir.

TC devleti kendi sağına, soluna ve ortasına, ülkücüsüne ve çapulcusuna  Filistin hayranlığını ezberletmişse bir bildiği vardır!

Bir kaç bin Türkmenin Kerkük ve Musul’da ve Rojava’da yaşamasıyla hak talebini ezberletmişse, bu bölgeleri talan etme emeli devletin derin amacıyla ilgilidir.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti laik devlet olarak Avrupa devletlerine katılması dünya insanlığını sevindirmişti. Bu rezil TC devletinin sonunu şimdi görüyoruz. Üfürükçüler tamamıyle yaşama hakim olmuş durumda ve hayat çekilmez olmuş.

Mekke merkezli çöl zihniyetinin değişmediği koşullarda hiç bir gelişme beklentilerimizi karşılamaz.

Kürdistanın devletleşmesine, bölgede bir çok değişimlere sevineceğiz ama karanlık devam edecek.

TÜrkiye’de Recep’lerin benzerleri Şaban’lar, Ali’ler, Osman’lar, Ömer’ler olacak, kimse sorunların kökeninde  fakirliğin olduğunu düşünmemelidir…

Petrol zenginliği gelişmeyi sağlayan etmen olsaydı Kuveyt, Suudi Arabistan toplumlarını iki bin yıllık karanlık zihniyetten kurtarırdı.

Kürdler de Araplar, Farslar ve barbar şeriatçı Osmanlı kalıntısı üzerinde inşa edilen Türkler gibi ümmet-i Muhammed’dir. Çağın felaketi bu ümmet ile ilgiilidir.

Kürdlerde değişme yok. Şia dışında olması veya karşıtı olması bu gerçeği değiştirmez. Gerici Ali, Hasan, Hüseyin cemaati yerine gerici Ömer, Osman camaati olur.

Saddamın Baas zalim sisteminin yıkılmasıyla Iraktaki dengelerin bozulması esnasında Kürdler kendilerinin iradesi dışında kendilerini çağdaş güçlerin yanında buldu.

Kürdler ne zaman değişti ki bu karanlık milletlerden farklılaştı? Kürdistan’nın genelinde ve her parçada istisnaî millî Kürd düşünürlerinin çıkması Kürdlerin değiştiği anlamına gelmiyor.

Çöl merkezli inaçların zemin bulduğu yerlerde üretici sınıflardan daha güçlü asalak yalancı ruhani sınıf vardır. Din adamlarının  etkili olması bilimin etkisizleşmesi demektir.

Bu durum sadece Müslümanlara münhasır değidir. Hiristiyanlığın bu asalak sınıf bataklığının öncüsü olduğu bilinmelidir. Mesela, Hiristiyanlığın 0 (sıfır) yılından 1400 yıllarına kadar sürdürdüğü zulüm, din istismarları ASUR ükesini sollayıp Avrupayı cehnneme çevirdi.

İslamiyet karanlığı da M.S 600 yıl sonrayı başlangıç sayarsak 1400 yıl sonra Ortadoğu felaketine döndüğü görülüyor.

Musa’dan İsaya, İsadan Muhammed’e sirayet eden karanlıklara karşı caydırıcı dünya gücü gereklidir.  Siyasetle ne gericilik engellenebilir ne de dua veya üfürükçülükle. Dünya caydırı gücünün hayırlı şiddeti Hitlere, Avrupa faşizmine karşı başarısı gibi, Ortadoğu çöl faşizmine karşı da başarılı olacaktır.

İnsanlık  erdemlerinin geliştiği alanlarda yalana dayalı din gericiliği gelişemez. Dünya dinlere teslim olsaydı insanlak hala ağaç kovuklarında, mağaralarda maymunsu bir yaşama mahkum olurdu.

İnsanlık Hz. Ademden miyonlarca yıl önce varolup, gericiliğe karşı kazandığı başarılarla günümüze kadar geldi ve hızından hiç bir şey kaybetmeden gerici sistemlere rağmen ilerleyecektir.

Bakteri insanın maddi dünyasına girerek hasta ettiği gibi, eski siyaset biçimi olan dinler insanın manevi dünyasına girerek insanın manevi dünyasını hasta eder.

Bu gerçek sabit olduğuna göre, son çağların din biçimleri olan siyaset de yeni tür hastalıklara neden olan etken olabilir.  Her iki durumun da teşhisi kolaydır ama tedavileri ihtisas gerektirir.

Kürdler  bölge gericiliğini bertaraf edebilecek kudrete sahip olduğunu iddia etmek inandırıcı olamaz. Kürdler  çöl zihniyetinin mağduriyetinde  karanlığa mahkum edildikten sonra pozitif yönden etken olmadı ve edilgen kaldı.

Kürdler birleşemediğine göre onların birleşememeleri için gerici devletlerin büyük çabalar harcadığını fark edebiliyoruz. Kürdlerin birleşememeleri Kürdlerin başarısızlığı değil, gerici-talancı-yalancı Arap, Türk ve Fars sömürgeci devletlerinin üstün başarısıdır.

TC’nin Kuzey Kürdlerine kabul ettirdiği Türkiyelilik politikası ve demokratik cumhuriyet safsatası TC devlet projeleridir. TC kendi unsurları vasıtasıyla hile ile Kürdlere dayatıyor.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: